Haz 292015
 

65Rakamlar, Türkiye’de HIV/AIDS artışındaki hızın ciddi boyutlarda olduğunu gösteriyor. 2010 yılında yeni vaka sayısı 589 iken, bu sayı 2012’de 1068’e ulaştı. HIV ile enfekte olanların %26’sı 15-29 yaş aralığında. Bu yaş aralığı için son 5 yıl değerlendirildiğinde oranın 2007’den 2012’ye kadar %86 arttığı görülüyor. Continue reading »

 Posted by at 12:09
Ağu 012013
 

İngiliz bilim insanlarının geliştirdiği test, aralarında AIDS’e yol açan HIV’in de olduğu bazı virüslerin çok düşük seviyede bile belirlenebilmesine imkan sağlıyor. Testte kullanılan sıvı, virüslerdeki proteinle reaksiyona giriyor, renk değiştirerek maviye dönüyor. Laboratuar denemelerinde testin HIV’in yanı sıra prostat kanseri gibi bazı kanser vakalarını da belirlediği görüldü. Continue reading »

Mar 282013
 
portatif aids testi

portatif aids testi

İngilizlerin geliştirdiği test, aralarında AIDS’e yol açan HIV’in de olduğu bazı virüslerin çok düşük seviyede bile belirlenebilmesine imkan sağlıyor. Testte kullanılan sıvı, virüslerde ki proteinle reaksiyona giriyor, renk değiştirerek maviye dönüyor. Laboratuvar denemelerinde testin HIV’in yanı sıra prostat kanseri gibi bazı kanser vakalarını da belirlediği görüldü. Üstelik yeni test, şu anda kullanılanlarla belirlenemeyen henüz başlangıç aşamasında, düşük seviyedeki virüs ve kanser markerleri da tespit edebiliyor.  Test henüz deneme aşamasında. Ancak piyasaya sürüldüğünde, öncüllerine göre onda bir ucuz olacağı belirtildi. Özellikle HIV ve yol açtığı hastalığın yaygın olduğu ülkelerin büyük bölümünün ekonomik sıkıntıları olduğu göz önüne alındığında, ucuz testlerin önemli olduğu vurgulandı.

Nis 102012
 

stressSitemizde yer alan yorumlar bir kaç kişilik kadromuz ile günün belirli saatlerinde uygunluğu kontrol edilerek yayınlanıyor, Yorumlar kısmında bir çok; daha önce bizlerinde yaşadığı durumları yaşayan insanlara karşılıksız yardım etmeye çalışıyoruz. Fakat insandan insana göre değişen durumlar söz konusu. Bazen gelen yorumlar yazan için çok önemli bir şey olsa bile bizde yarattığı etki çok komik olabiliyor. Günlük ortalama 50 adet yorumdan 20 si yayınlanıyor. Aslında yayınlanmayan yorumları gösterip durumun ne kadar vahim olduğunu sizlere göstermek isterdik. Kimileri ile telefonla irtibata geçtik, kimileri için bulunduğu bölgede HIV testi yaptırmak için görüşmelerde bulunduk. Söz konusu hayatımız ve çevremiz olunca en çok “intihar” düşünülmekte. İşte durum bu olunca maalesef şaşırıyoruz. Tüm arkadaşlardan rica ediyoruz. Stress Yapmayın! Yaparsanız eğer sitemizde kısa bir süre önce yayınlanan yorumun içeriğini size sunmak istiyorum. Stresli bir insanda olası belirtilerin listesi içeriğin devamında yer alıyor.

 

Continue reading »

Şub 272012
 

Avrupalı araştırmacılar, HIV’in hücre zarından kolesterolün ayrıştırılması durumunda virüsün bağışıklık sistemine zarar veremeyeceğini tespit etti.

Ekipten  Dr. Adriano Boasso, konuyla ilgili açıklama yaptı; “Bu yöntem sonucunda virüs, silahlarını kaybetmiş ancak bayrağını hala taşıyan bir orduya dönüşüyor. Böylece başka bir ordu tarafından algılanıp saldırıya uğrayabiliyor” . Söz konusu yöntemi kullanarak HIV’i etkisiz hale getirmenin ve AIDS’e karşı bir aşı geliştirmenin yollarını aradıkları belirtildi. HIV bulaşan kişilerde, kalıtsal bağışıklık sisteminin hemen savunmaya geçtiğini belirten uzmanlar, bazı durumlarda bunun aşırı bir tepkiye dönüştüğünü ve bağışıklık sisteminin direncini zayıflatarak “uyumlayıcı bağışıklık tepkisi” halini aldığını söylüyor. Continue reading »

Eki 052011
 

 Amerikalı ve Avrupalı araştırmacılar HIV’in alakalı olduğu hücrenin zarında kolesterolün ayırmak sonucunda virüsün bağışıklık sistemine zarar vermeyeceği tespit edildi. Adriano Boasso yaptığı araştırmanın açıklaması olarak ” Bu yöntem sonucunda virüs, silahlarını kaybetmiş ancak bayrağını hala taşıyan bir orduya dönüşüyor. Böylece başka bir ordu tarafından algılanıp saldırıya uğrayabiliyor.” dedi. Araştırmacıların, söz konusu yöntemi kullanarak HIV’i etkisiz hale getirmenin ve AIDS’e karşı bir aşı geliştirmenin yollarını aradıkları kaydedildi. Continue reading »

 Posted by at 03:46
Mar 202011
 

Başımdan geçen bu durumu size anlatmaktan mutluluk duyarım. Çünkü bunun gerçek bir tecrübe olduğunu farkındayım, iyi ki böyle bir şey başıma geldi. Artık daha güçlüyüm ve başıma gelen benzeri olayları daha olumlu bir şekilde yorumlayabiliyorum. Çevremde aynı dertten muzdarip bir çok kimsenin olduğunu biliyor ve onlara da yardımcı oluyorum. Bir çok kişiye yardımcı olabiliyorum. Özellikle başımdan geçen bu olayda bana en başından beri yardımcı olan arkadaşıma teşekkür ediyorum. Arkadaşımın ismi volkan ve bu sitenin sahibi. Hala görüşüyoruz ve başımdan geçen olayı anlatmamı güzel bir şekilde yazmamı istedi. Başına bizim ki gibi bir olay gelmedi ve bu konuda insanlara yardımcı olmaya çalışıyor. Bu siteyi açmasının sebebi de bu. Müsaadenizle başımdan geçenleri anlatmak istiyorum; Continue reading »

Mar 172011
 

İSTANBUL – Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, HIV’in ‘cinsel temas’, ‘kan ve kan ürünleri’ ile ‘anneden bebeğe’ geçebileceğini belirtti. “Virüsün sınıfta bulaşma olasılığı, öğrenci servis aracının kaza yapması olasılığından binlerce kez düşük” diyen Eraksoy, HIV’in hangi yollarla bulaşıp bulaşmayacağına ilişkin şu bilgileri verdi Continue reading »

Nis 172010
 

AIDS fobisi yaygın bir durum mu?
Hastanede fakültedeki odama günde iki üç tane, AIDS savaşım derneğine ise günde 20-30 tane fobisi olan kişi geliyor; bunların sayısı özellikle son aylarda arttı. Özellikle bursa, gazi antep ve istanbul illeri olmak üzere durum git gide ciddileşiyor.  AIDS fobisiyle ilgili devamlı sorular geliyor. On yıl önce bir cinsel ilişkim oldu, on yıldan beri pozitifleşme ihtimali var mı diye sorubiliyorlar. Bir de AIDS’li iğne batırılmış olabilir mi diye yaygın bir korku var. Bunlara çok sık rastlıyoruz. Özellikle bu gibi sorularınız için aidsrehberi.com adresindeki konuları inceleyiniz. Gereksiz yere bir çok bilgi insanların beyinlerini meşgul ediyor. Continue reading »

Oca 062010
 

Kemik İliği

Bilim adamları yaptıkları iki yıllık bir çalışmada HIV virusune yakalanmış 40 yaşlarında bir adama genetik mutasyonla HIV virusune karşı doğal bağışıklılığı olan birisinden kemik iliği nakli yapılarak hastalığın izi tamamen silindi. Uzun bir süre HIV hastalığına dair bulgu ile karşılaşmadılar. Bazı batı ülkelerin yüzde bir ile üçü arasında ki nüfusu HIV’e karşı doğal doğal bağışıklık sağladığı keşfedildi. Continue reading »

Ara 292009
 
Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur.
Su çiçeği geçiren herkes Zonaya yakalanabilir. Virüs sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona gelişir. Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir.
Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır. Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilir.
Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi zona geçirebilir. Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS de zona sık görülür. Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini baskılayabilir.
Zonanın bulguları nelerdir?
Zonanın ilk bulgusu derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır. Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar. Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir. Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur. Bu kabarcıklar 2-3 hafta kadar sürer. Bu kabarcıklar koyu renkli kan ile dolar, sonra kabuklanır ve iyileşmeye başlar. Ağrı daha uzun süre sürebilir. Nadir olarak döküntü hiç görülmemeksizin de ağrı olabilir.
Zona
Ağrının şiddeti nasıldır?
Ağrı sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanmayı gerektirecek kadar şiddetlidir
Zona genellikle vücudun hangi bölgesinde görülür?
Zona genellikle gövdede ve kalçalarda görülür. Fakat yüz, kol ve bacaklarda da görülebilir. Gözde kalıcı hasar bırakabildiği için göz de hastalık görüldüğünde dikkatli bir bakım gerekir. Burun ucunda su kabarcığı oluşmuşsa bu göz tutulumunun olduğunu gösterir. Bu durumda muhakkak Göz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmalıdır.
Zonanın komplikasyonları nelerdir?
Deri döküntüleri geriledikten sonra Zonaya ait ağrı kalabilir. Özellikle yaşlı hastalarda ağrı aylar ve yıllar boyu kalır. Zonanın erken evrelerinde tedaviye başlamak ağrı gelişimini engelleyebilir.
Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller. Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Diğer bir durum Zonanın tüm vücuda ve diğer organlara yayılmasıdır. Nadir olarak görülen bu durumda bağışıklık sistemi baskılanmıştır.
Zona nasıl tanınır?
Tanı su kabarcıklarının tipik görüntüsü ve döküntü başlamadan önce vücudun tek tarafında ağrı olması ile konulur. Gerekirse incelenmek üzere su kabarcıklarından örnek alınabilir.
Zona geçiren bir kişi de önemli bir hastalık veya bağışıklık sisteminde bir yetersizlik olabilir mi?
Zona geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır. Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir. Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir. Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikayenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir.
Zona bulaştırıcı mı dır?
Zona daha evvelden suçiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilir, fakat bu kişilerde zona değil, suçiçeği gelişir. Zona, su çiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır. Zona su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelir.Yeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir. Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir.
Hastalık deride iz bırakır mı?
Hastalık bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır.
Tedavisi nasıldır?
Zona genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması önemlidir. Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.
Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir.
Zona sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir. Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir. Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyı azaltır
zona

Zona ( Gece Yanığı )

Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur. Zonaya yakalanan hastalar genellikle su çiçeği geçiren hastalardır. Zona sinir köklerinde pasif bir şekilde yaşamını sürdürür. Aktifleştiği zaman bu hastalık ortaya çıkar Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir. Henüz zona virusunu aktifleşmesine sebep olacak neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır.Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilmekle beraber büyük hastalıkların da belirtisi olabilir. Continue reading »

Ara 172009
 

Sitemizin sloganında gördüğünüz gibi aids hastalığı kronik bir hastalıktır. Aids hastası olan arkadaşlarım ve tedavi gören tanıdıklarım var. Hatta amerika da ünlü birisi konu ile alakalı güzel bir söz söylemişti, kim olduğunu pek hatırlamıyorum ama kullandığı cümle ” 20 senedir aids hastalığı ile birlikte yaşıyorum, 20 sene önce sigarayı bırakmasaydım şimdi aids den dolayı değil sigaradan dolayı ölmüştüm” şeklindeydi. Aids fobisi yaşayan insanların %85 i intihar etmeyi düşünüyor. Ama durum bu şekilde olmamalı. Aids hastası olsak bile yaşamımızı sürdürebiliyoruz. Konuya bu şekilde giriş yapmak istedim. Makalenin devamın da ise aids hastalarının kullandıkları ilaçları inceleyebilirsiniz…

Continue reading »

Ara 092009
 

Türkiye de yeni yeni baş gösteren bu hastalık hakkında liderlik yapan kimseler için teşekkürlerimizi gönderiyoruz. İstanbul, İstanbul anadolu, Ankara, İzmir ve trabzon illerin de kurulan gönüllü danışmanlık ve test merkezleri kurulmuştur. Eğer Hiv + olduğunuzu düşünüyorsanız, Telefon ile daha önceden randevu alabilir ve ücretsiz şekilde test olabilirsiniz. Continue reading »

Ara 092009
 

Hiv ile ilgili problemleriniz için iletişim kurabileceğiniz numaralar sayfanın devamında verilmiştir. Aklınıza takılan durumlar için bu telefonlar ile iletişime geçebilir, şüpheleriniz ya da keşifleriniz hakkında paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Şimdi işinize yaramasa da ileride bir gün bu bilgilere ihtiyaç duyabilirsiniz.

Continue reading »

 Posted by at 03:37
Ara 012009
 

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi İnfeksiyon Kontrol Komitesi ekibinde görevli öğretim üyesi Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, “AIDS’den korunmak için her türlü cinsel ilişki sırasında mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Ortak enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Tatuaj, kulak delme, akupunktur için steril malzeme kullanılmalıdır. Ustura gibi kanla kontamine olabilecek aletler her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir. Sağlık personeli için korunmada; kan ve vücut sıvılarına maruz kalma riskini azaltmak için eldiven, önlük, gözlük, maske gibi koruyucu bariyerler kullanılmalıdır”dedi. Continue reading »