<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aids ve Hiv Rehberi &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.aidsrehberi.com/kategori/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aidsrehberi.com</link>
	<description>Aids ölümcül değil, kronik bir hastalıktır!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Oct 2011 08:46:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Bir Aids Fobisi Hikayesi</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/139/bir-aids-fobisi-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/139/bir-aids-fobisi-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 14:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HIV Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[acaba aids mi oldum]]></category>
		<category><![CDATA[Aids Fobisi]]></category>
		<category><![CDATA[aids hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[hiv +]]></category>
		<category><![CDATA[hiv belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[hiv fobisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Başımdan geçen bu durumu size anlatmaktan mutluluk duyarım. Çünkü bunun gerçek bir tecrübe olduğunu farkındayım, iyi ki böyle bir şey başıma geldi. Artık daha güçlüyüm ve başıma gelen benzeri olayları daha olumlu bir şekilde yorumlayabiliyorum. Çevremde aynı dertten mustarip bir çok kimsenin olduğunu biliyor ve onlara da yardımcı oluyorum. Bir çok kişiye yardımcı olabiliyorum. Özellikle <a href='http://www.aidsrehberi.com/139/bir-aids-fobisi-hikayesi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2011/03/207708797431e5d77acco82fg0.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-142" style="margin: 1px; border: 1px solid black;" title="207708797431e5d77acco82fg0" src="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2011/03/207708797431e5d77acco82fg0-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Başımdan geçen bu durumu size anlatmaktan mutluluk duyarım. Çünkü bunun gerçek bir tecrübe olduğunu farkındayım, iyi ki böyle bir şey başıma geldi. Artık daha güçlüyüm ve başıma gelen benzeri olayları daha olumlu bir şekilde yorumlayabiliyorum. Çevremde aynı dertten mustarip bir çok kimsenin olduğunu biliyor ve onlara da yardımcı oluyorum. Bir çok kişiye yardımcı olabiliyorum. Özellikle başımdan geçen bu olayda bana en başından beri yardımcı olan arkadaşıma teşekkür ediyorum. Arkadaşımın ismi volkan ve bu sitenin sahibi. Hala görüşüyoruz ve başımdan geçen olayı anlatmamı güzel bir şekilde yazmamı istedi. O kadar iyi birisi ki başına bizim ki gibi bir olay gelmedi ve bu konuda insanlara yardımcı olmaya çalışıyor. Bu siteyi açmasının sebebi de bu. İyi bir insan iyi bir coder dır kendisi. Müsaadenizle başımdan geçenleri anlatmak istiyorum;<span id="more-139"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Tarihler hakkında pek bir fikrim yok, fakat bundan 3-4 yıl önce olsa gerek. Erkekleri bilirsiniz işte aklımız fikrimiz cinsel ilişkidir ve bu herkeste mevcuttur. Yaptığımın yanlış şeyler olduğunun farkındayım ki bundan sonra tek eşliliğe önem veren birisi olarak hayatıma sağlıklı bir şekilde devam ediyorum. Ama yattığım kız sayısı çok fazladır ve bunla gurur duymak kadar berbat bir şey yoktur. Bunu benimseye biliyorsanız ne mutlu size. Ben uyuşturucu kullanan bir kızla yattım bende ki olayı tetikleyen durum ise bu oldu zaten. Bu kızın sex çevresi baya genişti işte benimle yatmadan önce ki başkası ile yatmaktan geliyordu bunun farkına vardığımda biraz geç olmuştu. Korunmasız bir ilişki yaşıyordum ve gerçekten kız çılgınca davranıyordu, yerinde bir saniye bile durmuyordu bu benim için zevk verici bir durum olsa bile git gide canımı sıkmaya başladı. Kız hem başkaları ile yatıyor hem benimle ve kimlerle yattığını tahmin edemezsiniz. Bir ara bel soğukluğu oldum ve bu bende uzun bir süre psikolojik sürecin başlamasına sebep oldu. İnternette araştırma yaparken bir sitede durum hakkında bilgi alıp çok gecikmeden doktora gittim ve verdiği ilaçlar sayesinde bir hafta içerisinde düzeldim. Buraya kadar bir sıkıntım yoktu. Başka bir hastalığımda yoktu ki ben bunun için bir sene boyunca her şeyden soğudum başıma gelmeyen kalmadı. Ki olaylar bu şekilde gerçekleşti; Tedavi oldum bel soğukluğu hastalığım gitti daha sonra kendime dedim ki &#8220;eğer bel soğukluğu varsa başka hastalıklarda vardır o kızda&#8221; direk bunu söyleyip hemen google a sarıldım. Deliler gibi aids belirtilerini arıyorum. Aids in sebep olduğunu ölümcül bir hastalık olduğunu vs. şeyleri okuduğumda yıkılıyordum. Sanki bu hastalık bende varmış gibi üzülüyordum. Nasıl karar vermişsem artık aman tanrım bu hastalık bende var diyorum. Allahım ya çıldırıcam belirtiler bende teker teker başlıyor. Halsizlik var ve dilimin üstünde beyaz lekeler görüyorum. İshal desen o günden sonra başladı. Boğazımda ki lenf bezlerinde şişmeler neler neler. Tüm belirtileri yaşıyorum içime kapanıyorum. Hiç kimseye konuyu konuşmuyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">O tarihten sonra yeni bir sürece girdim, bu benim durumu dört senelik ciddi bir ilişkimin bitmesine sebep oldu. Zaten hastalığı sadece öpüşmemize rağmen ona da bulaştıracağımı düşünüyorum. İyiliği için benden uzak durması gerektiğini söylüyorum. Onu kendimden boş yere ayırdım, bana hiç bir şekilde inanmadı. Çok güveniyor ya da çok sevdiğinden dolayı inanmak istemiyordu. Zaten bozulan tavırlarımdan ve hallerimden çok şikayetçi idi. Benden ayrılması ve uzak durması için epey uğraştım onu aldattığımı ona göre biri olmadığımı kanıtlayarak gösterdim. Sevgilim şok olmuş ve ağlayarak ayrılmıştık. Evet ben bunları yaptım. Onun hakkını hiç bir zaman ödeyemeyeceğim. Onun gibi birini asla bulamayacağım. Ayrılmamızdan 2-3 sene geçmesine rağmen elim tek bir kızın eline değmemiş tek bir kimseye aşık olmamışım. Onun ise ne yaptığını bilmiyorum muhtemelen benden daha iyi birisini bulmuştur. Ama artık bitti, bittiğini kabullendim. Çünkü kendi düşen ağlamaz. Benim suçum.</p>
<p style="text-align: justify;">Kızı geçtik&#8230; Üniversite ile aramı bozdum. Derslere girmiyorum, girdiğimde ise muhtemelen alkollü oluyorum. Geç saatlere kadar içip müzikle kendimi avutuyorum. Birlikte olduğum arkadaşlarıma hiç bir durumu anlatmıyorum benim bu şekilde olduğumu sevgilimden ayrıldığımdan dolayı olduğunu sanıyorlar ama değil daha büyük bir problemim var. Aids&#8230; Devamlı çok içiyorum, aynanın karşısına geçiyorum kendimde yine belirti arıyorum. Dilimin üstünde ki beyaz lekeler git gide yayılıyor. Şaak diye bademciğimin üzerinde gördüm. Hemen bunu da internette araştırdım ve beyaz lekelerinde bağışıklık sisteminin çökmesinden dolayı yani cinsel bir hastalıktan dolayı oluştuğunu okuyorum. Daha da yıkılıyorum daha da kötü oluyorum. Üniversite ile ilişkim tamamen kesilmiş devamsızlık o biçim belirli o günden sonra kitap yüzü açmamış bilmem kaç kaç dersim var&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Daha daha batmaya başladım. Çok kötüydüm. İnsanlık hali artık utanç bir yana aids bir yana tedavi olmak istiyorum. Ulan ne mal adamım kendimde bir aids yaratmışım tedavi olacağım. görüyorsunuz değil mi psikolojinin insanda neler yarattığını ? Daha sonra durum hakkında bilgi almak için internette çok detaylı bir arama yapmaya başladım. Bu siteyi buldum. Sitede bir çok kez yorum yazdım fakat cevap gelmedi internet bilgim olduğundan dolayı ufak bir araştırma ile volkana ulaştım. Mail atarak durum hakkında bilgi almak istediğimi ve yalvar yakar bana yardımcı olmasını istedim. Kısa bir süre sonra cevap geldi ve benden telefon numaramı istedi. Ufak bir heyecan sardı beni. Telefon numaramı gönderdim ve araması için bekliyor bir yandan içiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve volkan aradı; Ses tonu kendisine çok güveni olduğunu gösteriyordu. Sanki çok süper bir tecrübesi vardı. Sanki neler diyeceğimi biliyordu. &#8220;Hee şimdi senin dilinin üstünde beyaz lekelerde vardır değil mi ? &#8221; diyince gerçekten gözümde o ışık belirdi sanki rahatlamıştım biraz. Bir yandan dalga geçiyor bir yandan neler yaptıklarımı ben başladıktan sonra hemen tamamlıyor. Biraz ukala tavrı canımı sıkmıştı ama bu durumda gerçekten ukala davranmak gerekiyormuş. Bende şu anda birine yardım etmek istesem direk ukala olurum çünkü takıldığı nokta çok basit bir durum. Benim için yeni bir süreç başladı. Pek bir telefon konuşmasını alkolden dolayı hatırlamasam da bana her şeyi teker tekere anlatmış. Önüme gerçekten sağlam ve elle tutulur bir yol çizmiş. Benim şehrimde gitmem gereken yeri bile araştırıp bilgisini bana verdi. Uzun bir süre konuştuk ve defalarca teşekkürümün ardından bir kez daha azarlayıp telefonu kapattı. O beni her azarladığında her bir şeyi söylediğinde bir o kadar mutlu oluyordum. Çok garip bir durum nedense anlamadım gitti.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi gün özel bir laboratuvarın karşısındaydım ve test olmam için oraya girecektim. Volkan haklıydı çünkü bende aids hastalığı olabilirdi aynı şekilde olmayabilirdi de. Buna kimin karar vereceğini sormuştu bana ? Tek sağlam cevabı virusun bulaşmış olacağı kana bakmaktı. Bunu ancak test yaparak kararlaştırabiliriz. İçeriye girdim utanarak hiv testi olacağımı söyledim. Elime bir kağıt sıkıştırdılar ve hemen ardından erkek bir teknisyen geldi. Oturttu beni bir koltuğa iğne ile kanı aldı gitti. Giderkene 45 dakika beklememi söyledi. Bekledim&#8230; Bekledim&#8230; 45 Dakika 1 sene oldu. Bu test sonucu benim için bir devrim olacaktı. İsmimi söyledi bayanlardan birisi. Kağıdı almak için yerimden kalktım. Çok kötü bir andı. Negatif yazması için çok dua etmiştim. Çok yalvardım Allaha&#8230; Kağıdı elime aldım. Etraf Slowmotion olmuştu. Ters çevirdim. Gördüğüm kelime &#8220;Negatif&#8221;di. Tüylerim diken diken oldu&#8230; Bana o kağıdı veren bayana sarılmak istedim. Yüzümde mükemmel bir tebessüm olduğunu biliyordum. Kadın aynı şekilde bana gülümsedi. Neler hissettiğimi anlamıştı sanırım. Teşekkür ettim. O laboratuvardan çıkışımı görmeniz lazımdı. Öyle bir mutlu olmuştum ki. Öyle bir zevk ki o an. Yaşamak meğer çok güzelmiş. Taksi ile gelmiştim. Zevk olsun diye yağmurlu bir havada yürüyerek gittim eve. Tarif edilemez bir mutluluk yaşamıştım. Yapman gereken ilk şeyin ne olduğunu biliyordum. Volkanı aramak. Volkana defalarca teşekkür ettim ama o hala ukalaydı <img src='http://www.aidsrehberi.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> . Tam kapatacakken sanki ağzına bir şeyler düğümlenmişti. Bir şey diyecekti bana ama onu demedi bana. Cümleyi değiştirip şöyle dedi. &#8220;Artık bu konuyu aklından sil. Bir daha araştırma yapma. Bir daha şüphen olursa direk beni bu numaradan ara dedi. Olumlu cevabımla telefonu kapattım. Mutluluğu yaşamaya devam ettim.</p>
<p style="text-align: justify;">Mutluluğum pek fazla sürmedi. Bir ay sürdü&#8230; Evet arkadaşlar konu psikolojik olduğu için test falan hiç bir şekilde fayda etmez. Bunu volkanda ben de biliyorduk. Ben test sonucunun güvenli olmadığına bende tekrar aids olduğuna inanmaya başlamıştım. Çünkü belirli bir gün sonra yaptırmak gerekiyordu combo testini. Ki o günü de geçirmiştim zaten ve yine bir şeyler olmuştur da negatif yazmışlardır gibisinden tekrar test olmam gerektiğini düşündüm. Volkanı aramadım ve test yaptırmanın korkulacak bir şey olmadığını, ucuz bir iş olduğunu, kolay olduğunu anlamıştım. Aynı yere tekrar gittim. Olayı uzun uzun anlatmak istemiyorum. Bir kere daha test oldum. Bir hafta bekleyip yine test oldum. Hep negatif sonucunu aldım. O test yapılan yere artık güvenmemeye başladım. Devlet hastanesinde de bu testin yapıldığını biliyordum fakat iş biraz daha farklıydı orada sıra falan beklemek bezdirecek adamı bunu biliyordum. O laboratuvarın makinesının bozuk olduğuna karar verdim. Devlet hastanesi sağlamdır dedim. Orada da test oldum. Tabi en son ilişkimden iki ay geçmiş ve 4. testimi hastanede oldum. Aldığım sonuç negatifti.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık negatif bir sonuç almak benim için faydalı değildi. Birilerinin bana bu negatif sonucuna inandırmasını istiyordum. Bunu en şimdiye kadar en iyi şekilde yapan kimseyi tanıyorum zaten. Aradan baya zaman geçmesine rağmen volkanı tekrar aradım. Beni ikna etmesini istiyordum. Volkan cevap vermedi tekrar aradım tekrar cevap gelmedi. Kısa bir süre sonra bana dönüş yaptı ve konuştuk. Bana durumun en başından beri psikolojik olduğunu söyleyip zaten bunun için test olmadan bazı kararlar verdiğimi söyledi. Bunun doğruluğunu biliyordum. Çünkü aynen dediği gibi yapmıştım. Sebebini sordu bana. neden inanmadığımı söyledi bu test sonuçlarına. Verdiğim cevap hala kendimde aradığım belirtilerdi. Neden boğazımda ve dilimde beyaz lekeler olduğunu sordum. Ve bunun için beni bu sefer kulak burun boğaz kısmına gitmem için teşvik etti. Evet konu aidsten tamamen değişti. Şimdi boğazımda ki lekeler için doktora gidecektim. Bunun için devlet hastanesini tercih ettim ve oranın yolunu tuttum. Kısa bir süre sonra sıra bana geldi ve içeride kilolu bayan bir doktor vardı. Tam hatırlamıyorum şimdi ama internetten araştırdığım kadarı ile boğazda ki beyaz lekeler hastalığının bir adı vardı. Kadın bana rahatsızlığımın ne olduğunu söyledi ve internette o hastalığın adını ingilizce söylediğimde kadın bana tıp falan mı okuyorsun diyerek dalga geçti hatta. Güldük ettik, yasladı beni koltuğa eline altı çöp gibi bir şeyi. Açtı dilimi sonra makasla bademciğime uzandı ve midemi bulandırarak bir şeyi tuttu ve çekti. Bana gösterdi ve fındık parçası sanırım dedi. O kadar bira ile çerez tüketiyorum ki parçalardan birisi bademciğime saplanmış kalmış. Ve aids belirtisi dediğim şeyin fındık çıkması bana bir çok şeyi anlamama sebep oldu. Tam kalkarken dilimin üstünde ki beyaz şeyleri sordum. Meğer dilimde beyaz leke aramak için o kadar çekmişim ki normalde görünmeyecek kısmına bakmışım orası her insanda olabilir gibisinden bir cevap aldım. Önemli falan değil dedi. Mutlu ve alt üst olmuş bir şekilde dışarı çıktım. Kafam karışık ve kendime hiç bir güvenim yoktu. Çünkü bu iş beni çok yanıltmıştı. Ne dediysem çıkmamış artık söylenenlere ve testin sonucuna inanmam gerektiğini hissettim. İçim yine rahat değil tabi ki.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine iş volkanı aramaya düştü. Aradım tüm yaptıklarımı anlattım ve ismimle hitap ettikten sonra bir müddet güldü. Bende güldüm ama beni anlamasını rahat etmediğimi söyledi. Psikolog işi bu işi çözebilir dedi bana ve ben bu işi yapmıyorum. Sadece böyle bir problemin olduğunu fark ederek bunun için siteyi açtığını söyledi. Aids olayına pek hakim olmadığını da belirtti. İş artık volkandan da çıkmıştı. Psikolog bulmam gerektiğini düşündüm. Ama rahatlamıştım artık ne belirti var. Ne başka bir şey. Yine de ama yine de tuvalette iken ishal var mı yok mu dikkat ediyorum. Onu da bir yerde okuyunca tam öküz birisi olduğumu çözdüm. Meğer psikolojik rahatsızlık durumunda ishal olduğunu bir yerde okudum. Bu da bir olumlu etki yarattı ama yine de hafif hafif bunalım var.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kaç psikolog numarası buldum, fakat aramadım. Beklemeyi tercih ettim ya da öğrenci olduğumdan para yetiştiremem diye düşündüm. Bu yüzden de beklemiş olabilirim. Zaman geçtikçe geçti. Rahatım nedense bana bu işi unutturacak şeylerle uğraştım. Hatta çok güzel bir kızla tanıştım ve flört etmeye başladım. Bir kaç hobimi aktif hale getirerek normal yaşamımı devam ettirdim. Üniversite de kaybım olmasına rağmen bir sene uzatmış olmama rağmen devam ettim. Bu durumdan evin haberi yok ama bir şekilde telafi edeceğimi düşünüyorum. Zaman ilerledi ilerledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ay sonra telefonum çaldı ve beni arayan admin volkandı. Hiç bir yararım yok volkana hep kafasını şişirmiştim. Konuşmaya başladım. Son telefon konuşmamızda benden bıktığını sanmıştım ki durumumu sordu anlattım her psikologa gitmediğimi de söyledim. Böylesi iyi olmuş dedi ve msn adresini alarak konuşmaya orada devam ettik. Bana işin detayını güzel bir şekilde anlattı. Bana örnekler gösterdi. Volkanla şimdi baya samimiyim . Felsefe konusunda ben ona yardımcı olmaya başladım. Bir çok şeyi konuştuk. Aids zırbalığından tamamen vaz geçtim. Test sonuçlarıma hala bakar gülerim. Kaybettiğim bazı şeyleri özlüyorum. Eski sevgilimi üzdüğüm için ondan ayrıldığım için kısmen mutsuzum ama bir daha ona geri dönemem. O dönse bile. Fakat yeni sevgilime aşık olmaya çalışıyorum. Okul hayatım güzel bir şekilde devam ediyor. Bir kaç arkadaşıma da konu hakkında yardımcı oldum. Aynı benim yaşadığım şeylerin benzerini yaşıyorlar. Şimdi geçenlerde bu siteye tekrar girdim, yorumları okuyorum herkesin ortak bir problemi var. Lütfen bazı şeylerde mantıklı düşünün. İnsanlar bazen çok saçmalıyor . Kendimden biliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süre sonra bana bu yazıyı yazmam istendi. İmla hatalarım olabilir bunun için özür dilerim. Sağlıklı bir yaşam dileği ile kalın sağlıcakla.</p>
<p style="text-align: justify;">-Anonim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/139/bir-aids-fobisi-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>98</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HIV’e tedavisinde umut ışığı</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/98/hive-mucadelede-umut-isigi/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/98/hive-mucadelede-umut-isigi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 23:34:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HIV Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hiv tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hivde tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kemik iliği ve hiv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamları yaptıkları iki yıllık bir çalışmada HIV virusune yakalanmış 40 yaşlarında bir adama genetik mutasyonla HIV virusune karşı doğal bağışıklılığı olan birisinden kemik iliği nakli yapılarak hastalığın izi tamamen silindi. Uzun bir süre HIV hastalığına dair bulgu ile karşılaşmadılar. Bazı batı ülkelerin yüzde bir ile üçü arasında ki nüfusu HIV&#8217;e karşı doğal doğal bağışıklık <a href='http://www.aidsrehberi.com/98/hive-mucadelede-umut-isigi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_108" class="wp-caption alignleft" style="width: 106px"><a href="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2010/01/BoneMarrow.gif"><img class="size-thumbnail wp-image-108  " title="Kemik İliği" src="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2010/01/BoneMarrow-150x150.gif" alt="" width="96" height="96" /></a><p class="wp-caption-text">Kemik İliği</p></div>
<p>Bilim adamları yaptıkları iki yıllık bir çalışmada HIV virusune yakalanmış 40 yaşlarında bir adama genetik mutasyonla HIV virusune karşı doğal bağışıklılığı olan birisinden kemik iliği nakli yapılarak hastalığın izi tamamen silindi. Uzun bir süre HIV hastalığına dair bulgu ile karşılaşmadılar. Bazı batı ülkelerin yüzde bir ile üçü arasında ki nüfusu HIV&#8217;e karşı doğal doğal bağışıklık sağladığı keşfedildi.<span id="more-98"></span></p>
<p>Bu tedavinin herkeste aynı olumlu etkiyi gösterip göstermeyeceğinin henüz araştırılması gerekiyor. Ayrıca, riskli bir ameliyat olan kemik iliği naklinin rutin bir tedaviye dönüşmesi imkânsız gibi. Fakat genetik yöntemlerle ileride daha ucuz ve pratik tedavi yollarının bulunabileceği konusunda umutlar artmış görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/98/hive-mucadelede-umut-isigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zona Belirtileri (Gece Yanığı)</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/90/zona-belirtileri-gece-yanigi/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/90/zona-belirtileri-gece-yanigi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 23:31:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aids ve zona]]></category>
		<category><![CDATA[hiv ve zona]]></category>
		<category><![CDATA[Zona tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zona tedavisi nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[Zonanın Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Zonanın komplikasyonları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur. Su çiçeği geçiren herkes Zonaya yakalanabilir. Virüs sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona gelişir. Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir. Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün <a href='http://www.aidsrehberi.com/90/zona-belirtileri-gece-yanigi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona olarak da bilinen Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Su çiçeği geçiren herkes Zonaya yakalanabilir. Virüs sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona gelişir. Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır. Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi zona geçirebilir. Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS de zona sık görülür. Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini baskılayabilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zonanın bulguları nelerdir?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zonanın ilk bulgusu derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır. Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar. Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir. Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur. Bu kabarcıklar 2-3 hafta kadar sürer. Bu kabarcıklar koyu renkli kan ile dolar, sonra kabuklanır ve iyileşmeye başlar. Ağrı daha uzun süre sürebilir. Nadir olarak döküntü hiç görülmemeksizin de ağrı olabilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Ağrının şiddeti nasıldır?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Ağrı sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanmayı gerektirecek kadar şiddetlidir</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona genellikle vücudun hangi bölgesinde görülür?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona genellikle gövdede ve kalçalarda görülür. Fakat yüz, kol ve bacaklarda da görülebilir. Gözde kalıcı hasar bırakabildiği için göz de hastalık görüldüğünde dikkatli bir bakım gerekir. Burun ucunda su kabarcığı oluşmuşsa bu göz tutulumunun olduğunu gösterir. Bu durumda muhakkak Göz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmalıdır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zonanın komplikasyonları nelerdir?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Deri döküntüleri geriledikten sonra Zonaya ait ağrı kalabilir. Özellikle yaşlı hastalarda ağrı aylar ve yıllar boyu kalır. Zonanın erken evrelerinde tedaviye başlamak ağrı gelişimini engelleyebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller. Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Diğer bir durum Zonanın tüm vücuda ve diğer organlara yayılmasıdır. Nadir olarak görülen bu durumda bağışıklık sistemi baskılanmıştır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona nasıl tanınır?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Tanı su kabarcıklarının tipik görüntüsü ve döküntü başlamadan önce vücudun tek tarafında ağrı olması ile konulur. Gerekirse incelenmek üzere su kabarcıklarından örnek alınabilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona geçiren bir kişi de önemli bir hastalık veya bağışıklık sisteminde bir yetersizlik olabilir mi?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır. Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir. Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir. Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikayenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona bulaştırıcı mı dır?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona daha evvelden suçiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilir, fakat bu kişilerde zona değil, suçiçeği gelişir. Zona, su çiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır. Zona su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelir.Yeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir. Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Hastalık deride iz bırakır mı?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Hastalık bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Tedavisi nasıldır?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması önemlidir. Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-align: justify;">Zona sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir. Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir. Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyı azaltır</div>
<div id="attachment_91" class="wp-caption alignleft" style="width: 178px"><img class="size-full wp-image-91 " style="padding: 0px; margin: 0px; border: 0px none initial;" title="zona" src="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2009/12/zona.jpg" alt="zona" width="168" height="126" /><p class="wp-caption-text">Zona ( Gece Yanığı )</p></div>
<p style="text-align: justify;">Herpes Zoster su çiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyondur. Zonaya yakalanan hastalar genellikle su çiçeği geçiren hastalardır. Zona sinir köklerinde pasif bir şekilde yaşamını sürdürür. Aktifleştiği zaman bu hastalık ortaya çıkar Suçiçeği geçiren kimselerin % 20 si Zona geçirir. Henüz zona virusunu aktifleşmesine sebep olacak neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır.Hastalık, travma, stres gibi faktörler zona geçirilmesine neden olabilmekle beraber büyük hastalıkların da belirtisi olabilir.<span id="more-90"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi zona geçirebilir. Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS/HIV de zona sık görülür. Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini etkileyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zona önceden suçiçeği geçirmemiş kimselere bulaşır, fakat bu kişilerde zona değil de suçiçeği gelişir.  Zona enfeksiyonu, su çiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır. Zona su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelir. Yeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir. Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zonanın Belirtileri;</strong></p>
<ul>
<li>Derinin belirli bölgelerinde yanma, batma, ağrı ve duyarlılık artması</li>
<li>Durumdan birkaç gün önce başlayan döküntü</li>
<li>Baş ağrısı ve ateş</li>
<li>Gruplar halinde oluşan kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları (koyu renkli kan ve kabuklanma)</li>
<li>Nadir olarak döküntü olmamasına rağmen derinin belirli bölgelerinde ağrı</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller. Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zona geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır. Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir. Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir. Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikayenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zona tedavisi nasıldır?</p>
<p style="text-align: justify;">Zona genelde birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması çok önemlidir. Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: justify;">
<dl id="attachment_91" class="wp-caption aligncenter" style="width: 290px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-91" title="zona" src="http://www.aidsrehberi.com/wp-content/uploads/2009/12/zona.jpg" alt="zona" width="280" height="210" /></dt>
<dd class="wp-caption-dd" style="text-align: justify;">Zona (Gece Yanığı)</dd>
</dl>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/90/zona-belirtileri-gece-yanigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>25</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HIV ile ilgili Telefon Numaraları</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/80/hiv-ile-ilgili-telefon-numaralari/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/80/hiv-ile-ilgili-telefon-numaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 08:37:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Hiv ile ilgili problemleriniz için iletişim kurabileceğiniz numaralar sayfanın devamında verilmiştir. Aklınıza takılan durumlar için bu telefonlar ile iletişime geçebilir, şüpheleriniz ya da keşifleriniz hakkında paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Şimdi işinize yaramasa da ileride bir gün bu bilgilere ihtiyaç duyabilirsiniz. AIDS ile Savaş Derneği Telefon: 0.212.231 76 81 Şişli-İstanbul Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Telefon: 0.312.305 <a href='http://www.aidsrehberi.com/80/hiv-ile-ilgili-telefon-numaralari/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 21px;">Hiv ile ilgili problemleriniz için iletişim kurabileceğiniz numaralar sayfanın devamında verilmiştir. Aklınıza takılan durumlar için bu telefonlar ile iletişime geçebilir, şüpheleriniz ya da keşifleriniz hakkında paylaşımlarda bulunabilirsiniz. Şimdi işinize yaramasa da ileride bir gün bu bilgilere ihtiyaç duyabilirsiniz.</p>
<p style="line-height: 21px;"><span id="more-80"></span></p>
<p style="line-height: 21px;">
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>AIDS ile Savaş Derneği</span> </span></strong><br />
<strong><span style="color: #a7a7a7;">Telefon:</span></strong> 0.212.231 76 81<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>Şişli-İstanbul</em></strong></span></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları</span> </span></strong><br />
<strong><span style="color: #a7a7a7;">Telefon:</span></strong> 0.312.305 1296<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>Sıhhıye-Ankara</em></strong></span></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları</span> </span></strong><br />
<strong><span style="color: #a7a7a7;">Telefon:</span></strong> 0.212.534 0000/ 2112<br />
<strong><span style="color: #808080;"><em>Çapa-İstanbul</em></span></strong></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi</span> </span></strong><br />
<span style="color: #a7a7a7;"><strong>Telefon:</strong></span> 0.212. 529 4400/ 1210<br />
<strong><span style="color: #808080;"><em>İstanbul</em></span></strong></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><span style="color: #28699d;"><strong><span>İstanbul Haydarpaşa Numune Hastanesi</span></strong> </span><br />
<span style="color: #a7a7a7;"><strong>Telefon:</strong></span> 0.216.414 4502/1908<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>Haydarpaşa-İstanbul</em></strong></span></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları</span> </span></strong><br />
<strong><span style="color: #a7a7a7;">Telefon:</span></strong> 0.232.343 4343/ 3221<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>İzmir</em></strong></span></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları</span> </span></strong><br />
<span style="color: #a7a7a7;"><strong>Telefon:</strong></span>0.312.214 1000/ 5429<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>Emek-Ankara</em></strong></span></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları</span></span><span style="color: #0000c6;"> </span></strong><br />
<strong><span style="color: #a7a7a7;">Telefon:</span></strong> 0.362.457 6000/ 2797<br />
<em><strong><span style="color: #808080;">Samsun</span></strong></em></span></p>
<p style="line-height: 21px;"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong><span style="color: #28699d;"><span>Gülhane Askeri Tıp Akademisi</span> </span></strong><br />
<strong>Telefon:</strong> 0.312.325 1211/ 4333<br />
<span style="color: #808080;"><strong><em>Etlik-Ankara</em></strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/80/hiv-ile-ilgili-telefon-numaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Aralık Dünya AIDS Günü</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/77/1-aralik-dunya-aids-gunu/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/77/1-aralik-dunya-aids-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 17:57:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1 aralık aids günü]]></category>
		<category><![CDATA[aids gunu ne zamandir]]></category>
		<category><![CDATA[aids hastalığı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[bir aralık aids günü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya aids günü]]></category>
		<category><![CDATA[dunya aids gunu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[dünya aidsliler günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi İnfeksiyon Kontrol Komitesi ekibinde görevli öğretim üyesi Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, &#8220;AIDS&#8217;den korunmak için her türlü cinsel ilişki sırasında mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Ortak enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Tatuaj, kulak delme, akupunktur için steril malzeme kullanılmalıdır. Ustura gibi kanla kontamine olabilecek aletler her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir. Sağlık personeli için <a href='http://www.aidsrehberi.com/77/1-aralik-dunya-aids-gunu/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi İnfeksiyon Kontrol Komitesi ekibinde görevli öğretim üyesi Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, &#8220;AIDS&#8217;den korunmak için her türlü cinsel ilişki sırasında mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Ortak enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Tatuaj, kulak delme, akupunktur için steril malzeme kullanılmalıdır. Ustura gibi kanla kontamine olabilecek aletler her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir. Sağlık personeli için korunmada; kan ve vücut sıvılarına maruz kalma riskini azaltmak için eldiven, önlük, gözlük, maske gibi koruyucu bariyerler kullanılmalıdır&#8221;dedi. <span id="more-77"></span><br />
1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, AIDS virüsü ve korunma yolları hakkında bilgi aktaran Turgut Özal Tıp Merkezi İnfeksiyon Kontrol Komitesi ekibinde görevli öğretim üyesi Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, &#8220;Kan, semen, vaginal sekresyonlar, anne sütü yüksek konsantrasyonda HIV içerir. Bu sıvılarla bulaşma riski yüksektir. Tükrük, gözyaşı, ter düşük konsantrasyonda HIV içerir. Bu salgılarla temas sonrası bulaşma gösterilmemiştir. Her türlü cinsel temasla bulaşabilir. Kadından erkeğe, erkekten kadına, erkekten erkeğe, kadından kadına homoseksüel ilişki ve heteroseksüel ilişki ile bulaşır. Kan ve kan ürünlerinin başka birine nakledilmesiyle, uyuşturucu bağımlılarında iğne ve şırıngaları ortak kullanmakla, tatuaj (dövme), akupunktur iğneleri, kulak delmede kullanılan enjektörler ile, traş bıçağı, ustura, diş fırçalarının ortak kullanımıyla, organ ve doku nakli ile bulaşır. Sağlık personeline; iğne batması, HIV içeren kan veya vücut sıvılarının açık yara veya kesilerden kan akımına geçmesi veya mukoz membranlar (göz, burun vb) içine sıçramasıyla bulaşır&#8221;ifadelerini kullandı.</p>
<p style="text-align: justify;">
Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, HIV&#8217;in bulaşmadığı durumları şöyle belirtti:&#8221; Günlük yaşamda, işde, evde, okulda, HIV&#8217;li bir kişiyle bir arada bulunmakla, tokalaşma, sarılma ve dokunmayla, yanaktan öpüşmeyle, öksürmekle, hapşırmakla, hava yoluyla, elbise, telefon, para, kapı kolundan, tuvalet kapağından, kaşık, tabak ve bardak gibi eşyaları kullanmakla, yüzme havuzundan, sinek, böcek sokması ve hayvan ısırması ile bulaşmaz.&#8221;<br />
HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluştuğuna dikkat çeken Doç.Dr.Çiğdem Kuzucu, şunları belirtti: &#8221; Kandaki bu antikorların Elisa yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. Anti-HIV antikorların Elisa yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">
Kuzucu, korunma konusunda da şunları ifade etti: &#8221; Her türlü cinsel ilişki sırasında mutlaka prezervatif kullanılmalıdır. Ortak enjektör kullanımından kaçınılmalıdır. Tatuaj, kulak delme, akupunktur için steril malzeme kullanılmalıdır. Ustura gibi kanla kontamine olabilecek aletler her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir. Sağlık personeli için korunmada; kan ve vücut sıvılarına maruz kalma riskini azaltmak için eldiven, önlük, gözlük, maske gibi koruyucu bariyerler kullanılmalıdır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/77/1-aralik-dunya-aids-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kedilerde Aids (FIV)</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/71/kedilerde-aids/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/71/kedilerde-aids/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 00:38:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlarda aids]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlarda hiv]]></category>
		<category><![CDATA[kedi ve aids]]></category>
		<category><![CDATA[kedilerde aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=71</guid>
		<description><![CDATA[Feline immumodeficiency virus nedir? “Feline immunodeficiency virus (FIV)” retrovirüs olarak isimlendirilen bir virüstür. “Feline leukemia virus(FeLV)” ve insanlarda AIDS olarak bilinen “Human immunodeficiency virus (HIV)” ile aynı ailedendir. Retrovirüsler türe özgüdürler. Bunun anlamı FIV sadece kedileri etkiler. HIV ise sadece insanları etkiler. FIV bağışıklık sistemine zarar verir ve sonuç olarak kedi enfeksiyonlara ve kansere karşı <a href='http://www.aidsrehberi.com/71/kedilerde-aids/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Feline immumodeficiency virus nedir?<br />
</strong> “Feline immunodeficiency virus (FIV)” retrovirüs olarak isimlendirilen bir virüstür. “Feline leukemia virus(FeLV)” ve insanlarda AIDS olarak bilinen “Human immunodeficiency virus (HIV)” ile aynı ailedendir. Retrovirüsler türe özgüdürler. Bunun anlamı FIV sadece kedileri etkiler. HIV ise sadece insanları etkiler.<br />
FIV bağışıklık sistemine zarar verir ve sonuç olarak kedi enfeksiyonlara ve kansere karşı savaşamaz. Dünyada ilk defa 1987 yılında teşhis edilen ve FIV (Feline immunodeficiency virus) adı verilen virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme neden olmaktadır.<span id="more-71"></span></p>
<p><strong>FIV nasıl bulaşır?<br />
</strong> FIV uzun süreli temas ile bulaşmaz, salya ile etrafa yayılır ve ısırık yarası ile bulaşır. FIV’in yavrulara uterusta ya da anne sütüyle bulaşması nadirdir. Erkek kedilerde hastalığın görülme oranı dişilere oranla 2 kat fazladır. Serbest dolaşan kedilerin ısırık yarası alma ihtimali daha yüksek olduğu için hastalığa yakalanma riskleri de yüksektir.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>Belirtileri nelerdir?<br />
</strong> FIV pozitif kediler spesifik olmayan belirtiler gösterirler yani hastalığın belirtileri hastalığa özel değildir. Ateş, halsizlik,ilgisizlik,kilo kaybı gibi belirtiler ön plandadır. Beyin etkilendiği zaman histeri nöbetleri ya da körlük gibi sinir sisteminde işlevsel bozukluklara rastlanır. Lenf bezleri büyür(lenfodenopati). Bağışıklık sistemi baskılandığı için özellikle ağızda, diş etlerinde yaralar ve ishal gibi sindirim sistemi sorunları; nezle, zatürre gibi solunum sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar. FIV’le enfekte kedilerde lenfoma (lenf bezinde görülen iyi huylu tümörler) riski artmaktadır.<br />
Kedilerde FIV enfeksiyonu üç evrelidir. İlk evrede akut belirtiler gözlenir. Ateş ve lenf yumrularının şişmesiyle karakterizedir. Deri ve sindirim sistemi bu dönemde enfeksiyonlardan kolay etkilenir. İkinci evre gizli evredir ve herhangibir hastalık belirtisi görülmez. Bu evre yıllarca sürebilir. Bu evrede bağışıklık sistemi virüs tarafından yavaş yavaş yıkımlanır ve üçüncü evrede gerçek AIDS belirtileri ortaya çıkar. Bu evrede kedi infeksiyonlara karşı son derece savunmasızdır. Mantar,bakteri ve paraziter hastalıklar kronik hal alırlar. Vücutta bir çok yerde enfeksiyon artık kaçınılmazdır.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 260px"><a href="http://i50.tinypic.com/2s7i9aq.jpg"><img class=" " title="kedi-fiv" src="http://i50.tinypic.com/2s7i9aq.jpg" alt="kedi aids " width="250" height="320" /></a><p class="wp-caption-text">Kedilerde Aids</p></div>
<p><strong>Ağız Enfeksiyonları :<br />
</strong> FIV pozitif kedilerin % 50’sinde ağız enfeksiyonları oluşur. Yüze dokunulduğunda ağrı, yemek yemekte zorluk ya da yemeği reddetme söz konusudur ve kötü bir ağız kokusu mevcuttur.</p>
<p><strong>Solunum Yolu Hastalıkları :<br />
</strong> FIV pozitif kedilerin % 30’unda hapşırma ve burun akıntısıyla birlikte seyreden üst solunum yolu enfeksiyonları görülür. Bu belirtiler eşlik eden kronik Herpes ve Calisi virusa bağlı olabilir. Bazı kedilerde öksürük ve güç solunumala karakterize pneumoni (zatürre) görülebilir.</p>
<p><strong>Göz Hastalıkları :<br />
</strong> Gözlerde kızarıklık ve korneanın bulanıklaşması gibi belirtiler görülebilir.</p>
<p><strong>Sindirim Sistemi Hastalıkları :<br />
</strong> FIV pozitif kedilerin % 10-20’sinde kronik ishal görülür. Kanser,bakteriyel enfeksiyonlar ve parazitler buna neden olabilir.</p>
<p><strong>Deri ve Kulak Enfeksiyonları :<br />
</strong> Derinin ve kulağın tekrarlayan ya da kronik enfeksiyonları FIV’in ilk belirtileri olabilir. Bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla paraziter ve bakteriyel enfeksiyonlarda artışa bağlı tüy dökülmeleri, kaşıntı ve deride yaralar görülür. Sağlıklı kedilerde görülmeyen deri ve kulak uyuzları FIV pozitif kedilerde görülebilir.</p>
<p><strong>Sinir Sistemi Hastalıkları :<br />
</strong> Karakterde değişiklik, evdeki alışkanlıklarının değişimi ve demans görülebilir.</p>
<p><strong>Lenfodenopati :<br />
</strong> Abdomendeki ya da vücudun diğer bölümlerindeki lenf yumrularında büyüme görülür.</p>
<p><strong>Anemi :<br />
</strong> FIV pozitif kedilerin 1/3’ünde anemi(kansızlık) görülür.</p>
<p><strong>Tümör oluşumu :<br />
</strong> FIV pozitif kedilerde tümör oluşumu sağlıklı olanlara göre 5 kat daha fazladır. Tümör oluşum mekanizması tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 293px"><img title="Kedilerde aids test sonucu" src="http://i50.tinypic.com/21on42s.jpg" alt="" width="283" height="299" /><p class="wp-caption-text">Kedilerde aids test sonucu</p></div>
<p style="text-align: center;">
<p><strong>FIV Nasıl teşhis edilir?</strong></p>
<p>Hastalık sırasında görülen belirtiler teşhis için yeterli değildir. FIV ve FeLV birbirine benzer belirtiler vermektedir. Kanda FIV antikorlarının saptanması kesin teşhis için gereklidir. Bu amaçla, veteriner kliniklerinde pratik testler yapılabilmektedir.Birkaç dakika içinde sonuç alabileceğiniz bir damla kan ile yapılabilen pratik testlerin mevcudiyeti kesin tanı için son derece önemlidir.</p>
<p><strong>FIV tedavisi nasıldır?</strong><br />
FIV pozitif kediler uzun yıllar yaşayabilirler, ancak stres faktörlerinden uzak tutmak gerekmektedir.FIV pozitif kedileri evde tutmak hem ona başka hastalıkların bulaşmasını önleyecek, hem de hastalığın diğer kedilere bulaşmasını önleyecektir.<br />
İnsanlar için HIV tedavisinde kullanılan birçok antiviral ilaç vardır, fakat maalesef kediler için özel bir ilaç yoktur ve kediler için de beşeri ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında antibiyotik tedavisi ( ikincil enfeksiyonları önlemek amaçlı ), serum tedavisi , iyi bakım ve besleme, gerekirse kemoterapi uygulanabilir.</p>
<p><strong>KORUMA VE KONTROL</strong><br />
Kontrol için kedilere test yapıp FIV pozitifleri diğerlerinden ayırmak gerekmektedir. Tabi bulaşma riskini azaltmak için kedileri evde tutmak, dışarı çıkışlarını azaltmak da gerekmektedir.</p>
<p>Koruma için ise henüz geliştirilmiş FIV aşısı yoktur, çalışmaları devam etmektedir.<br />
FIV enfeksiyonu kedilerde yıllarca sessiz seyrettiğine göre hayvan sahipleri kedilerinde FIV baktırmalı mı?</p>
<p>Kedilerini sokaktan almış olanlar veya bir sokak kedisinin yavrusunu almış olanlar herhangi bir hastalık belirtisi görmeseler dahi bu testi yaptırmalıdır. Herhangi bir operasyon öncesi mutlaka rutin testler yapılmalı ve FIV şüpheli kedilere özel FIV testi uygulanmalı gerekirse FIV pozitif olan kedi operasyona alınmamalıdır.Hayatının geri kalanında her türlü stres etkeninden uzak tutulmaya çalışılmalıdır.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR:</strong></p>
<blockquote><p><em>American Association of Feline Practitioners/Academy of Feline Medicine. Recommendations for Feline Immunodeficiency Virus Testing. The Compendium on Continuing Education for the Practicing Veterinarian. 1997: 1105-7.<br />
August, JR. Preventive Health Care and Disease Control. In Sherding, RG (ed.) The Cat: Diseases and Clinical Management. Churchille Livingstone. New York, NY; 1994: 524.<br />
Barr, MC; Olsen, CW; Scott, FW. Feline viral diseases. In Ettinger, SJ; Feldman EC (eds.) Textbook of Veterinary Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1995: 409-435.<br />
Barr, MC. Feline immunodeficiency virus. In Tilley, LP; Smith, FWK (eds.) The 5 Minute Veterinary Consult. Williams and Wilkins. Baltimore, MD; 1997: 584-5.<br />
Bell, FW. Recommendations for FeLV- and FIV-positive cats with cancer. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 572-8.<br />
Dow, DW; Hoover, EA. Central nervous system infection with feline immunodeficiency virus. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 403-405<br />
English, RV. Feline immunodeficiency virus. In Bonagura, JD (ed.) Current Veterinary Therapy XII. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 280-286.<br />
Hopper, CD; Sparkes, AH; Harbour, DA. Feline Immunodeficiency Virus. In Chandler, EA; Gaskell, CJ; Gaskell, RM (eds.) Feline Medicine and Therapeutics. Blackwell Scientific Publications. Cambridge, MA; 1994: 506-514.<br />
Sherding, RG. Feline immunodeficiency virus. In Birchard, SJ; Sherding, RG (eds.) Saunders Manual of Small Animal Practice. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1994: 91-3.<br />
Squires, RA. Pathogenesis, prevention and treatment of feline retroviral infections. Presented at the 79th Annual Convention of the Wisconsin Veterinary Medical Association. Madison, WI; October 16, 1994.<br />
Zenger, E; Wolf, AM. An update on feline retrovirus infections. In Kirk, RW; Bonagura, JD (eds.) Current Veterinary Therapy XI. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 272-277</em></p>
<p><em>http://petcare.blogcu.com</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/71/kedilerde-aids/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Askerlik ve Aids</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/68/askerlik-ve-aids/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/68/askerlik-ve-aids/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 21:49:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aids askerler]]></category>
		<category><![CDATA[aids dikkat edilmesi gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[aids hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[aids korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[asker ve aids]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik aids çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik ve aids]]></category>
		<category><![CDATA[hiv ve askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[test sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[tsk aids]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Toplumumuzda hiv virusunu taşıyan kitlenin çoğunlukla genç yaştaki insanlar olduğunu istatistikler sayesinde görüyoruz. Bunların içinde ise aklımıza takılan noktalardan birisi askerlik oluyor. Bu gençlerden bir çoğu askere gitmemiş olabilir. Fakat askerlik dönemleri geldikleri zaman bu olayı türkiye cumhuriyeti tarafından pek dikkate alınmamakla birlikte bununla ilgili incelemelerde yapılmıyor. Askeri şubeye gittiğinizde orada sağlığınızla ilgili size sorulan <a href='http://www.aidsrehberi.com/68/askerlik-ve-aids/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Toplumumuzda hiv virusunu taşıyan kitlenin çoğunlukla genç yaştaki insanlar olduğunu istatistikler sayesinde görüyoruz. Bunların içinde ise aklımıza takılan noktalardan birisi askerlik oluyor. Bu gençlerden bir çoğu askere gitmemiş olabilir. Fakat askerlik dönemleri geldikleri zaman bu olayı türkiye cumhuriyeti tarafından pek dikkate alınmamakla birlikte bununla ilgili incelemelerde yapılmıyor. <span id="more-68"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Askeri şubeye gittiğinizde orada sağlığınızla ilgili size sorulan sorular arasında fakat diğer hastalıklar gibi aids hastalığıda form üzerinde bunu soran görevli sadece bu hastalığınızın olup olmadığını değil sanki kronik hastalık değilde&#8221; aids hastalığı geçirdinizmi&#8221; diye sorular sorabiliyor.  Evet derseniz işaretliyor. Burada genellikle hayır işaretlenir. Aids hastalığı olan evet dermi bilmeyiz ama şimdiye kadar test yaptırmamış insanlar bilmiyor. Nasıl evet desin, bunun bir testi yapılmalı. Askere girmeden önce bu gibi hastalıkların test sonuçları istenmeli. Çünkü asker de az da olsa bulaşma ihtimali olabilir. Bunun elbet önüne geçilmesi gerekiyor. Aids hastası olanlar isterlerse askerlikten mahrum olabilirler, isteseler askerye de farklı bir yerde eğitim görebilirler. Bunun hangisinin mantıklı olacağına sağlık kuruluşları karar verebilir. Ama risk az olsa bile bu hastalığın yayılmaması için askeryede de dikkat edilmesi gerekiyor. Bu durum hakkında umarım bir çalışma yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/68/askerlik-ve-aids/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aids testi yaptırmaktan korkmayın</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/51/aids-testi-yaptirmaktan-korkmayin/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/51/aids-testi-yaptirmaktan-korkmayin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 09:01:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aids Fobisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aids şüphesi]]></category>
		<category><![CDATA[aids testi]]></category>
		<category><![CDATA[aids testi yaptırmaktan korkuyorum]]></category>
		<category><![CDATA[hiv fobisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[AIDS bulaşıcı hastalıklar arasında bulunan ve insanların yakalanmaktan en çok korktuğu hastalıklar arasında yer almaktadır. AIDS testi yaptırmak insanlar için bir utanç kaynağı ve korkulu rüyalar gibidir. Ama bu korkusunu yenmiş kişiler artık bu olayı bir fobi haline getirmiş ve hemen hemen hergün AIDS testi yaptıranlar bile bulunmaktadır. AIDS testi çok basit bir test olmasına <a href='http://www.aidsrehberi.com/51/aids-testi-yaptirmaktan-korkmayin/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">AIDS bulaşıcı hastalıklar arasında bulunan ve insanların yakalanmaktan en çok korktuğu hastalıklar arasında yer almaktadır. AIDS testi yaptırmak insanlar için bir utanç kaynağı ve korkulu rüyalar gibidir. Ama bu korkusunu yenmiş kişiler artık bu olayı bir fobi haline getirmiş ve hemen hemen hergün AIDS testi yaptıranlar bile bulunmaktadır. AIDS testi çok basit bir test olmasına rağmen bu teste her kişinin bakış açısı ve yaklaşımları oldukça farklıdır. Bazı kişiler AIDS testi ile kabuslar yaşarken ,bazı kişiler ise periyodik olarak her hafta test yaptırıyor. <span id="more-51"></span>Bunun bir hastalık olduğu elbette aşikardır. Aids testi yaptırmaktan korkmayın ve aldığınız sonuçlara güvenin. Bu test sonuçlarına güvenerek insanlar evleniyor ve işlem yapabiliyor. Ama aids fobisi hastalığına yakalanan insanlar bu test sonucuna güvenmiyor. Sebebi ise aids değil aids fobisi hastalığı.</p>
<p style="text-align: justify;">AIDS testi fobisi insandan insana göre değişmektedir. Bu testi rahatlıkla yaptıranlar ise içlerinde zaten bir korku barındırıyor. Bu testi yaptırarak korkularından arınmayı sağlamaktadırlar. Bir başka durum ise hekim isteği üzerine test yaptırmaya gelenlerdir. Uzmanlar tarafından açıklandığı gibi herkesin bu teste bakış açısı farklıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">AIDS testi hastalık riski taşıyan kişiden alınan 3-5 mm lik kan testi ile gerçekleşir. Yapılan araştırmalar sonucunda yani yaklaşık 45dklık bir süre sonucunda yüzdeli olarak negatif yada pozitif sonuçlar alınmaktadır. En yaygın olarak kullanılan AIDS testi &#8220;anti HIV&#8221; yada &#8220;Eliza&#8221; testidir.</p>
<p style="text-align: justify;">AIDS hastalığı ölümcül değildir. Erken tanı ile tedavi olmak mümkündür.  Aylık ilaçlarınız sayesinde bu hastalık kronik olarak devam etmekte ve normal bir yaşam sürebilirsiniz. Bu kadar çok korkmanıza gerek yok. Yani pozitif olsanız bile değişen bir şey yok ama dileriz ki negatif sonuçlar alasınız. Fakat negatif sonuçların bunun için suyunu çıkarmaya gerek yok.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/51/aids-testi-yaptirmaktan-korkmayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>69</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Aids oldum&#8221; Hastalığı</title>
		<link>http://www.aidsrehberi.com/17/aids-oldum-hastaligi/</link>
		<comments>http://www.aidsrehberi.com/17/aids-oldum-hastaligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 16:27:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Volkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağızda beyaz lekeler]]></category>
		<category><![CDATA[aids belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[aids belirtilerinin zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[Aids Fobisi]]></category>
		<category><![CDATA[aids hakkında soru]]></category>
		<category><![CDATA[aids ile ilgili testler]]></category>
		<category><![CDATA[aids sıkca sorulan sorular]]></category>
		<category><![CDATA[aids şüphesi]]></category>
		<category><![CDATA[aids süresi]]></category>
		<category><![CDATA[aids testleri]]></category>
		<category><![CDATA[herkesin söylediği belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[hiv 1/2 belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[hiv belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[hiv testleri]]></category>
		<category><![CDATA[p24 antijen]]></category>
		<category><![CDATA[p4 antijen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aidsrehberi.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Kendi bilgim dahilinde, “HIV Fobisi” konusunda biraz bilgi verme ve bu rahatsızlığa yakalanmamak için yapılması gerekenleri ayrıca bu rahatsızlığa sahip veya HIV ile ilgili belirti yaşayanlar için bu yazımı oluşturmak istedim. Umuyorumki bu rahatsızlığa sahip arkadaşlarda bu yazıyı okuyup belki psikolojik destek almadanda düzelebilirler diye düşünüyorum. Öncelikle bu gün varılan HIV testi teknolojileri ile HIV <a href='http://www.aidsrehberi.com/17/aids-oldum-hastaligi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kendi bilgim dahilinde, “HIV Fobisi” konusunda biraz bilgi verme ve bu rahatsızlığa yakalanmamak için yapılması gerekenleri ayrıca bu rahatsızlığa sahip veya HIV ile ilgili belirti yaşayanlar için bu yazımı oluşturmak istedim. Umuyorumki bu rahatsızlığa sahip arkadaşlarda bu yazıyı okuyup belki psikolojik destek almadanda düzelebilirler diye düşünüyorum.<span id="more-17"></span><br />
Öncelikle bu gün varılan HIV testi teknolojileri ile HIV virüsünün belirtisi olmadığını, imkansız olduğunu savunan bir insanım ve bunu mantıklı bir şekilde açıklamak isterim;</p>
<p style="text-align: justify;">HIV virüsü insana bulaştığı zaman, yavaş yavaş 5 – 10 yıl içerisinde insanın savunma sistemini ve drencini düşüren bir virüstür ancak bu aşamaya gelmiş bir insanda belirti görülebilir, günümüz teknolojisinde bu aşamaya gelmeden önce yapılan testler sayesinde hiv taşıyıp taşımadığınız ortaya çıkmaktadır ve gerekli tedavi uygulanarak hiçbir belirti yaşamadan hayatınıza devam etmeniz sağlanmaktadır. Bu nedenle HIV virüsünün belirtisi gibi bir durum konuşulamaz ve tarih olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nedir bu herkesin konuştuğu belirtiler ?</strong><br />
- Ağızda yara<br />
- Dilin beyaz tabakayla kaplı olması veya çeşitli yerlerinin beyaz olması<br />
- ÇIBAN (Bir numaralı stres tarafından çıkan mantara benzeyen rahatsızlık, pek çok insan egzama ve mantar ile karıştırır, oysaki sebebi kafaya takılan hiv düşünceleri ve strestir.)<br />
- Feranjit<br />
- Grip<br />
- Mantar<br />
- Kasık Mantarı<br />
- Bel Soğukluğu<br />
- Ateş<br />
- Zayıflama<br />
- Ishal (stres ve mikrobik)<br />
- Öksürük<br />
- Dudakta ve suratta uçuk (stres)</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda bulunan belirti diye düşündüğünüz bu rahatsızlıklar, hiçbir şekilde HIV belirtisi değildir, aynı zamanda bu rahatsızlıklar cinsel ilişki ilede kolayca geçen ve genellikle ilişkiden 7 gün veya 15 gün sonra çıkan enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar pek çok hayat kadınında aktif veya pasif olarak bulunur, öpüşme, oralsex, korunmadan girilen ilişkilerde kolayca geçebilirler. Bu enfeksiyonlar, toplum içinde de çok yaygındır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu saydığım enfeksiyonlar artık AIDS aşamasına geçmiş bir insandadabirden fazlası aynı anda görülebilir oda kişi 5 – 10 sene önce HIV kapmıştır ve haberi yoktur, tedavi görmemiştir ozaman, çeşitli kanser hastalıkları baş gösterir bu aşamaya gelmiş bir insanda HIV testi doğal olarak Pozitif çıkar, ve bu tür bir insan 50 metreden fark edilecek haldedir.Ayrıca bu tür belirtiler stres kaynaklı oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HIV FOBISI:</strong><br />
Belirti ve benzeri konulara takıntı yapmanız durumunda sizi daha kötü bir hastalık yakalayabilir, ismide “HIV Fobisi”. HIV fobisi tamamı ile beyinle ilgili bir rahatsızlıktır, testlerden negatif sonuç almasına rağmen hastanın beyni HIV virüsüne odaklanmış ve kendisinde devamlı belirtiler bulur, bu belirtiler hastanın vücudunda olmasada stres ve beyin yönetimi nedeni ile olmadık durumda ortaya çıkarlar, dünya sağlık örgütünün açıklamalarına göre HIV fobisi rahatsızlığı nedeni ile negatif olup intahar eden insanların olduğu açıklanmıştır. Bu aşamaya gelmiş bir hasta, psikolojik tedavi görmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Size HIV virüsü taşıyıp taşımadığınızı, HIV testi söyleyebilir, toplam 2 adet test olmanız gerekmektedir, olacağınız veya olduğunuz HIV testlerinin isimleri, türleri hiçbir şekilde fark etmez. Test yapılmadan önce doktora bütün sorununuz çekinmeden utanmadan tarihi tarihine anlatılmalıdır, doktorda buna göre sizi yönlendirir ve uygun testi yapar bu testler;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şüpheli İlişki nedir ?</strong><br />
Prezervatif kullanılmadan girilen her ilişki, şüpheli ilişkidir. Sürtünme değildir, iki tarafın cinsel organlarının tamamı ile birleşmesidir. Kesinlikle, öpüşme, oralsex, sevişme bunlar şüpheli ilişki gurubuna KAN TEMASI BULUNMADIĞI SÜRECE GIRMEZ.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HIV Testleri:</strong><br />
1.) Şüpheli ilişkiden 21 gün sonra yapılır (combi / combo test)<br />
2.) Şüpheli ilişkiden 90 gün sonra yapılır. (Elisa veya combo)<br />
3.) Şüpheli ilişkiyi bir sene önce yaşadım?<br />
Önemli olan şüpheli ilişkiden sonra 90 günü geçmektir, 90. gün ve sonrasında alınan her negatif sonuç %100 güvenirlik oranındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">- Alınan sonuçlarda değerler herzaman farklı çıkabilir, sizi ilgilendiren NEGATIF veya POZITIF yazmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sık sorulan bir soru: </strong><br />
21. gün veya sonrasında test oldum, 90. güne kadar başka test olmalımıyım ? Hayır. Boşuna para harcarsınız gereksizdir, zaten 21. günden sonra aldığınız negatif sonucun tekrar değişmesi imkansızdır ancak TIP bunun %100 doğrulanması için 90. gün veya sonrasında bir adet daha test olmanızı gerektirir. Bu konu bukadar basittir, toplam 2 test yeterlidir gerisi boşuna para harcamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Neden 21. gün %95 ve 90. gün %100 güvenilirdir ?</strong><br />
Mümkün olduğunca herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatacağım;<br />
Insan vücüduna HIV virüsü geçtiği zaman, 21. gün ve sonrasında kendini savunmak için bazı işlemler yapar(antikor ve antijen üretimine geçer). Belki daha öncede üretiyor olabilir ancak günümüzde kullanılan HIV testleri bu işlemlere 21. gün ve sonrasında bakar ve test eder, çünkü bu gün TIP’ta HIV virüsünün özellikle 21. gün ve sonrasında insan vücudunda kendini belli ettiği yazılıdır. Aksi idda edilemez, kesin bir bilgidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>21. günde verilen %95 lik oranın %5 lik kalan kısmı:</strong><br />
%5 lil dilim, dünyadaki her insan vücüdunu ve durumunu kapsayarak verilmiştir, örneğin kanser hastaları ve radyolojik + radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gören hastalar bu %5 lik dilimdedir, çünkü butür hastalarda HIV testleri etkileşim sorunu nedeni ile güvensizdir bu tür tedavi gören hastalarda 90. günden sonra test sonuçları kesinlik kazanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>90. günde %100:</strong><br />
Normal bir insan vücudu 90. gün ve sonrasında HIV virüsünü tüm HIV testlerinde %100 tartışılamaz bir şekilde gösterir, ya negatiftir yada pozitiftir bu süreden sonra yapılan testlerin sonucu tartışılamaz ve kesindir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Neden TIP’ta 6. ay yazıyor ve bazı doktorlar 6. ay diyor ?</strong><br />
90 günlük süre 6. aya bir şartla sarkabilmektedir; Hasta kanser hastasıdır veya çok ağır bir kan hastalığı vardır, hasta kemoterapi tedavisi görüyordur ve kanser ile ilgili ağır ilaçlar kullanıyordur, böyle durumda olan bir hasta için 6. ay veya sonrasında HIV testi uygulanır. 90. günden sonra dünya çapında HIV virüsü çıktığı günden bugune kadar milyonlarca insan içinden sadece bir kişi pozitifleşmiştir, sebebi hastanın kanser olması ve kemoterapi tedavisi görmesi, ve o zamanda kullanılan testlerin teknolojik açıdan yetersiz olmasıdır. Başka bir vaka görülmemiştir. Normal ve sağlıklı bir insan için kesinlikle 6. ay veya sonrası testi söz konusu değildir, bazı doktorlar halen sağlıklı bir insan için 6. aydan bahsetmektedir, üzgünümki ülkemizde TIP HIV konusunda yeterli bilgiyi doktora aşılamamaktadır veya doktor kendini HIV konusunda geliştirmediğinden günümüz teknolojisine ayak uyduramamakta olup 6. aydan söz etmekte ve gereksiz yere insanları strese sokmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle belirti gibi gereksiz konulara kafanızı takmayınız, yukarıda belirtinin neden imkansız olduğunu yazdım, mantıklı bir şekilde düşündüğünüzde sizinde aynı kanıya varacağınızı düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Tek çözüm test olmaktır, belirttiğim düzende test olursanız ve negatif sonuç alırsanız, HIV konusunu aklınızdan çıkarınız ve hayatınıza devam ediniz. Belirtilen düzende test olup negatif sonuç aldıktan sonra hala hiv takıntıları yaratıyorsanız bilinki beyniniz sizinle oyun oynuyor ve buna izin vermeyiniz, mantıklı olunuz, gelişen teknoloji ile 90. gün ve sonrası yapılan HIV testi sonucu %100 güvenilir sonuç demektir, bunun ötesi yoktur ne siz makinının verdiği sonucun ötesini düşünebilirsiniz nede herhangi bir başka insan. 90. günden sonra negatif sonuç alıp hala düşünüyorsanız, dünyanın en gelişmiş teknolojik testlerini red ediyorsunuz demektir, ayrıca [Sağlıklı bir insan olup, dünyada bir ilk olmaya çalışıyorsunuz demektir] bunu düşünmeniz ben uzaydan geldim düşüncesiyle aynı mantıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Herzaman korunmanızı ve sağlıklı yaşamanızı dilerim.<br />
Aidsvebiz.com &#8211; Shaqun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aidsrehberi.com/17/aids-oldum-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>294</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

